Words under “S”
424 words Turkish whose translation starts with “S”. The index is sorted by the first letter of the translation: searching by meaning beats searching by an unfamiliar spelling.
424 words under “S”
- üzgünsad
- üzüntüsadness
- güvenlisafe
- kasasafe deposit box
- sahursahur
- yelkensail
- denizcisailor
- salatasalad
- maaşsalary
- indirim kampanyasısale
- somonsalmon
- tuzsalt
- tuzlusalted
- tuzlusalty
- semaversamovar
- örneksample
- kumsand
- sandaletsandals
- uydusatellite
- CumartesiSaturday
- sossauce
- fincan tabağısaucer
- birikimsavings
- böreksavory pie
- testeresaw
- vedalaşmaksay goodbye
- Selam söylesay hi
- ölçekscale
- teraziscales
- kandırmacascam
- dolandırıcıscammer
- skandalscandal
- tarayıcıscanner
- yara iziscar
- atkıscarf
- tasarıscheme
- bursscholarship
- okulschool
- ders zilischool bell
- teneffüsschool break
- okul servisischool bus
- okul sırasıschool desk
- okul müdürüschool principal
- okul üniformasıschool uniform
- öğretim yılıschool year
- erkek öğrencischoolboy
- kız öğrencischoolgirl
- okul öğrencisischoolkid
- bilimscience
- bilim insanıscientist
- makasscissors
- kaymakscoot over
- skorscore
- seloteypscotch tape
- çizikscratch
- ekranscreen
- vidascrew
- tornavidascrewdriver
- heykelsculpture
- deniz seviyesisea level
- deniz manzarasısea view
- deniz ürünleriseafood
- mühürseal (stamp)
- aramasearch
- arama kurtarmasearch and rescue
- sahil yoluseaside promenade
- mevsimseason
- abonmanseason pass
- çeşniseasoning
- koltukseat
- emniyet kemeriseat belt
- ikincisecond
- saniyesecond (of time)
- ikinci elsecond-hand
- kulaktan dolmasecondhand
- ikincisisecondly
- ilaveseconds
- sekretersecretary
- güvenliksecurity
- güvenlik kamerasısecurity camera
- güvenlik kontrolüsecurity check
- güvenlik görevlisisecurity guard
- tamamına erdirmeksee through to the end
- çekirdekseed
- tohumseeds
- kendine güvenenself-confident
- bencillikselfishness
- satmaksell
- satıcıseller
- yarı mamulsemi-finished product
- seminerseminar
- gönderensender
- espri anlayışısense of humor
- mantıklısensible
- ayrıseparately
- eylülSeptember
- devamısequel
- ciddiserious
- Ciddi misin?seriously?
- hizmetservice
- servis merkeziservice center
- hizmet bedeliservice fee
- kullanım ömrüservice life
- gişeservice window
- setset
- girişmekset about
- yoluna koymakset right
- sofrayı kurmakset the table
- ayarlarsettings
- anlaşmazlığı çözmeksettle a dispute
- yediseven
- yedi yüzseven hundred
- on yediseventeen
- yedinciseventh
- yetmişseventy
- dikiş makinesisewing machine
- dikiş iğnesisewing needle
- gölgeshade
- sığshallow
- şalvarshalwar
- utançshame
- arsızshameless
- şampuanshampoo
- şekilshape
- payshare
- ortakshared
- keskinsharp
- ani iniş çıkışlarsharp swings
- keskin bir şekildesharply
- tıraş makinesishaver
- nerede olduğunu sordushe asked where it was
- barakashed
- koyunsheep
- tül perdesheer curtain
- bir yaprak kâğıtsheet of paper
- rafshelf
- çobanshepherd
- vardiyashift
- parlakshiny
- gemiship
- sevkiyatshipment
- kargo ücretishipping cost
- gömlekshirt
- ayakkabı tamirishoe repair
- ayakkabı bağıshoelace
- ayakkabıshoes
- dükkânshop
- vitrinshop window
- alışveriş arabasıshopping cart
- alışveriş listesishopping list
- alışveriş merkezishopping mall
- kıyıshore
- kısashort
- kısa boylushort (of a person)
- öyküshort story
- eksiklikshortage
- şortshorts
- -meliydishould have
- omuzshoulder
- Nasıl yapıldığını göstershow how it is done
- övünmekshow off
- Pasaportunuzu gösterinshow your passport
- duşshower
- karidesshrimp
- boş vermekshrug off
- utangaçshy
- hastasick (unwell)
- hastalık iznisick leave
- tarafside
- garnitürside dish
- yan etkiside effect
- ek işside job
- ara sokakside street
- kaldırımsidewalk
- tabelasign
- sinyalsignal
- imzasignature
- yön levhasısignpost
- sessizliksilence
- sessiz modsilent mode
- sessizcesilently
- ipeksilk
- SIM kartSIM card
- benzersimilar
- benzerliksimilarity
- simitsimit
- basitsimple
- Basitçe söylerseksimply put
- eş zamanlı olaraksimultaneously
- günahsin
- mademsince (given that)
- o zamandan berisince then
- öteden berisince time immemorial
- şarkıcısinger
- tek kişilik odasingle room
- lavabosink
- yudumsip
- kız kardeşsister
- yengesister-in-law
- altısix
- altı yüzsix hundred
- on altısixteen
- altıncısixth
- altmışsixty
- bedensize (clothing)
- patenskates
- beceriskill
- ciltskin
- etekskirt
- kayakskis
- gökyüzüsky
- uykusleep
- yataklı vagonsleeper car
- yensleeve
- dilimslice
- kaydırmakslide
- ince yapılıslim
- terlikslippers
- yamaçslope
- yavaşslow
- yavaşslowly
- yavaş yavaşslowly but surely
- keksmall cake
- kasabasmall town
- akıllısmart
- akıllı telefonsmartphone
- akıllı saatsmartwatch
- kokusmell
- gülümsemesmile
- dumansmoke
- pürüzsüzsmooth
- SMS koduSMS code
- atıştırmalıksnack
- yılansnake
- spor ayakkabısneakers
- karsnow
- karlısnowy
- öyleyseso
- şimdiye kadarso far
- diyeso that
- ıslaksoaking wet
- sabunsoap
- sosyalsociable
- sosyal medyasocial media
- toplumsociety
- çorapsocks
- kanepesofa
- yumuşaksoft
- yumuşaksoft to the touch
- topraksoil
- güneş panelisolar panel
- askersoldier
- ayak tabanısole of the foot
- içi dolusolid
- düz renksolid-colored
- bazısome
- Biraz daha su alabilir miyim?some more water, please
- bir günsomeday
- birisisomeone
- başkasınınsomeone else’s
- bir şeysomething
- bir şeysomething (a thing)
- bazensometimes
- bir yerdesomewhere
- oğulson
- şarkısong
- yakındasoon
- er ya da geçsooner or later
- kurumsoot
- Geciktiğim için özür dilerimsorry I'm late
- ayrıştırmaksort
- ruhsoul
- ses seviyesisound volume
- çorbasoup
- ekşisour
- kaynaksource
- güneysouth
- hediyelik eşyasouvenir
- alanspace
- ferahspacious
- yedek parçaspare part
- yedek lastikspare tire
- gazlı susparkling water
- hoparlörspeaker
- hoparlör moduspeakerphone
- numunespecimen
- hızspeed
- hız sınırıspeed limit
- Harf harf söyler misiniz?spell it out, please
- baharatspices
- acıspicy
- acılıspicy-hot
- örümcekspider
- ıspanakspinach
- yarı yarıya bölüşmeksplit in half
- hesabı bölüşmeksplit the bill
- süngersponge
- kaşıkspoon
- sporsports
- eşspouse
- hanımspouse, the wife
- burkulmasprain
- serpme kahvaltıspread breakfast
- ilkbaharspring
- karesquare
- istikrarstability
- stadyumstadium
- sahnestage
- tiyatro oyunustage play
- lekestain
- merdivenstairs
- bayatstale
- dayanıklılıkstamina
- pulstamp
- zımbastapler
- yıldızstar
- startstart
- mesai başlangıcıstart of the workday
- yeniden başlamakstart over
- istasyonstation
- tren peronustation platform
- aynı kalmakstay the same
- direksiyonsteering wheel
- sapstem
- basamakstep
- geri çekilmekstep back
- adım adımstep by step
- üvey babastepfather
- üvey annestepmother
- kendi fikrinde kalmakstick to your opinion
- yapışkansticky
- kaskatıstiff
- dahastill
- hâlâ gözümün önündestill fresh before my eyes
- cimristingy
- stokstock
- midestomach
- taşstone
- depolamastorage
- kara bulutstorm cloud
- ocakstove
- düzstraight
- dobrastraightforward
- garipstrange
- yabancıstranger
- pipetstraw
- çilekstrawberry
- derestream
- sokakstreet
- sokak yemeğistreet food
- sokak feneristreet lamp
- pazarstreet market
- sokak müzisyenistreet musician
- sokak adıstreet name
- çöpçüstreet sweeper
- sokak lambasıstreetlight
- stresstress
- katıstrict
- telstring
- ışık zinciristring lights
- çizgilistriped
- yürüyüşstroll
- bebek arabasıstroller
- güçlüstrong
- güçlüstrong (of a person)
- demlistrong, of tea
- inatçıstubborn
- inatçılıkstubbornness
- içime işledistuck with me
- öğrencistudent
- öğrenci kimliğistudent ID
- öğrenci ajandasıstudent planner
- bunaltıcıstuffy
- aptalstupid
- teslim tarihisubmission date
- astsubordinate
- aboneliksubscription
- altyazısubtitles
- banliyösuburb
- başarmaksucceed
- başarısuccess
- böylesuch
- anisudden
- birdensuddenly
- şekerliksugar bowl
- şekersizsugar-free
- önermeksuggest
- takım elbisesuit
- bavulsuitcase
- özetsummary
- yazsummer
- doruksummit
- güneşsun
- Pazar günüSunday
- güneş gözlüğüsunglasses
- güneşlisunny
- gün doğumusunrise
- güneş kremisunscreen
- gün batımısunset
- yüzeysel olaraksuperficially
- batıl inançsuperstition
- tedarikçisupplier
- taraftarsupporter
- güyasupposedly
- eminsure
- yoksasurely not
- yüzeysurface
- cerrahsurgeon
- ameliyatsurgery
- soyadısurname
- sürprizsurprise
- anketsurvey
- şüphelisuspect
- gerilimlisuspenseful
- bataklıkswamp
- terlemeksweat
- kazaksweater
- çöreksweet bun
- şişlikswelling
- mayoswimsuit
- salıncakswing
- belirtisymptom
- şırıngasyringe
- şurupsyrup