Words under “L”
125 words Turkish whose translation starts with “L”. The index is sorted by the first letter of the translation: searching by meaning beats searching by an unfamiliar spelling.
125 words under “L”
- etiketlabel
- laboratuvarlaboratory
- kepçeladle
- geri kalmalag
- geri kalmaklag behind in
- göllake
- kuzu etilamb
- lambalamp
- inişlanding
- ev sahibilandlord
- referans noktasılandmark
- dil seviyesilanguage level
- dizüstü bilgisayarlaptop
- sonlast
- geçenlast (just past)
- son duraklast stop
- geçen haftalast week
- vasiyetlast will
- geçen yıllast year
- geçlate
- geçlate (adjective)
- gecikmelate payment
- torna tezgâhılathe
- kahkahalaughter
- çamaşırhanelaundromat
- çamaşırlaundry
- kanunlaw
- çimlawn
- davalawsuit
- avukatlawyer
- tabakalayer
- personel azaltmalayoffs
- tembelliklaziness
- tembellazy
- yol açmaklead to
- yaprakleaf
- yağsızlean
- dayamaklean against
- kira sözleşmesilease agreement
- kira süresilease term
- derileather
- izinleave (time off)
- üniversite dersilecture
- dersliklecture hall
- öğretim görevlisilecturer
- solleft
- emanetleft-luggage office
- efsanelegend
- limonlemon
- limonatalemonade
- uzunluklength
- mercimeklentils
- daha azless
- derslesson
- yüzüstü bırakmaklet down
- Bırak da söyleyeyimlet me finish
- Bir düşüneyimlet me think about it
- Yarın olsunlet us make it tomorrow
- Buluşalımlet us meet
- Konuya dönelimlet's get back to the topic
- Özetleyelimlet's sum up
- Telefonlaşırızlet's talk by phone
- mektupletter
- harfletter of the alphabet
- kütüphanecilibrarian
- kütüphanelibrary
- plakalicense plate
- kapaklid
- hayatlife
- can yeleğilife jacket
- ışıklight
- açık renklight (color)
- hafiflight (weight)
- ampullight bulb
- elektrik düğmesilight switch
- çakmaklighter
- şimşeklightning
- hafiflightweight
- beğenilike
- üst sınırlimit
- sıraline (queue)
- dizmekline up
- bağlantılink
- aslanlion
- dudaklip
- rujlipstick
- liralira
- litreliter
- edebiyatliterature
- azlittle
- azar azarlittle by little
- ufaklıklittle one
- küçük kız kardeşlittle sister
- canlı yayınlive broadcast
- karaciğerliver
- oturma odasıliving room
- krediloan
- yerellocal
- kilitli dolaplocker
- soyunma odasılocker room
- logologo
- lokumlokum
- yalnızlıkloneliness
- yalnızlonely
- uzunlong
- çok öncelong ago
- uzun sürelilong-term
- sağlığına dikkat etmeklook after your health
- zararloss
- kayıp bagajlost luggage
- gürültülüloud
- yüksek sesloud (of sound)
- yüksek sesleloudly
- cezirlow tide
- altlower
- -den daha düşüklower than
- puan kartıloyalty card
- neyse kiluckily
- bagajluggage
- bagaj arabasıluggage cart
- bagaj troleyiluggage trolley
- öğle yemeğilunch
- yemek kabılunch box
- öğle molasılunch break
- akciğerlungs