Words under “C”
290 words Turkish whose translation starts with “C”. The index is sorted by the first letter of the translation: searching by meaning beats searching by an unfamiliar spelling.
290 words under “C”
- lahanacabbage
- kafecafe
- pastacake
- hesaplamakcalculate
- hesap makinesicalculator
- takvimcalendar
- çağrıcall
- Tamirci çağırıncall a repairman
- Beni geri arayıncall me back
- Polis çağırıncall the police
- ezancall to prayer
- sakincalm
- Sakin olcalm down
- devecamel
- fotoğraf makinesicamera
- kamp ateşicampfire
- yapabilmekcan
- adaycandidate
- mumcandle
- şekercandy
- lokantacanteen
- şapkacap
- başkentcapital city
- arabacar
- akücar battery
- araç kiralamacar hire
- araç sigortasıcar insurance
- vagon numarasıcar number
- araba kiralamacar rental
- bagajcar trunk
- oto yıkamacar wash
- karbon ayak izicarbon footprint
- kartla ödemecard payment
- kartoncardboard
- kariyercareer
- dikkatlicecarefully
- umursamazlıkcarelessness
- şefkatlicaring
- karnavalcarnival
- atlıkarıncacarousel
- marangozcarpenter
- halıcarpet
- nakliyecicarrier
- havuçcarrot
- el bagajıcarry-on
- çizgi filmcartoon
- durumcase
- nakitcash
- kapıda ödemecash on delivery
- Nakit mi, kartla mı?cash or card?
- nakit ödemecash payment
- kasiyercashier
- alçıcast
- kedicat
- hastalık kapmakcatch a disease
- yetişmekcatch up with
- sebepcause
- Dikkat!caution
- mağaracave
- çürükcavity
- tavanceiling
- çimentocement
- mezarlıkcemetery
- sansürcensorship
- santimetrecentimeter
- yüzyılcentury
- törenceremony
- sertifikacertificate
- sandalyechair
- tebeşirchalk
- şampiyonchampion
- şampiyonachampionship
- avizechandelier
- değişiklikchange
- para üstüchange (money)
- kanalchannel
- kitap bölümüchapter
- karaktercharacter
- şarj aleticharger
- hayırseverlikcharity
- sohbetchat
- gevezechatty
- ucuzcheap
- daha ucuzcheaper
- otel çıkışıcheck-out
- karelicheckered
- otelden çıkışchecking out of the hotel
- kasacheckout
- yanakcheek
- neşelicheerful
- peynircheese
- kimyachemistry
- değer vermekcherish
- satrançchess
- göğüschest
- sakızchewing gum
- tavuk etichicken (meat)
- nohutchickpeas
- çocukchild
- çocuklukchildhood
- çocukluk arkadaşıchildhood friend
- çocuklarchildren
- çocuk kitabıchildren's book
- titremechills
- çenechin
- cipschips
- çikolatachocolate
- tercihchoice
- korochoir
- nakaratchorus
- NoelChristmas
- yılbaşı ağacıChristmas tree
- kronik hastalıkchronic illness
- yıllıkchronicle
- kilisechurch
- sinemacinema
- çiniçini (painted tile)
- tarçıncinnamon
- sirkcircus
- vatandaşcitizen
- vatandaşlıkcitizenship
- şehircity
- şehir merkezicity center
- semtcity district
- belediyecity hall
- iddia etmekclaim
- sınıfclass
- ders notuclass notes
- ders programıclass schedule
- sınıf arkadaşıclassmate
- temizclean
- temizlikcleaning
- güneşliclear and sunny
- besbelliclearly
- müştericlient
- iklimclimate
- poliklinikclinic
- kesitclip
- saatclock (the device)
- yakınclose
- yakınclose (of a person)
- Kapıyı kapatclose the door
- kapalıclosed
- kapalıclosed (on a sign)
- bezcloth (rag)
- ütüclothes iron
- mandalclothespin
- kıyafetclothing
- kıyafet bedeniclothing size
- bulutcloud
- bulutluclouded over
- bulutlucloudy
- sarımsak dişiclove
- antrenörcoach
- kömürcoal
- paltocoat
- kaplamacoating
- kokteylcocktail
- kakaococoa
- kahvecoffee
- kahve molasıcoffee break
- kahve makinesicoffee maker
- falcoffee-ground reading
- madeni paracoin
- soğukcold
- koleksiyoncollection
- renkcolor
- tarakcomb
- Hadi canım!come on!
- anlaşılmakcome to light
- kabullenmekcome to terms with
- komedicomedy
- çizgi romancomic book
- emretmekcommand
- takdir etmekcommend
- yorumcomment
- reklam filmicommercial
- komisyoncommission (fee)
- kıyaslacompared to
- karşılaştırmacomparison
- tazminatcompensation
- yarışmacompetition
- şikâyet etmekcomplain
- şikâyetcomplaint
- tamamlamakcomplete
- tamamencompletely
- soğukkanlılıkcomposure
- uzlaşmacompromise
- bilgisayarcomputer
- bilgisayar faresicomputer mouse
- kavramconcept
- konserconcert
- çıkarımconclusion
- betonconcrete
- kınamakcondemn
- şartcondition
- başsağlığıcondolences
- kondüktörconductor
- itiraf etmekconfess
- onaylamakconfirm
- kavgaconflict
- uygun olmakconform to
- Tebriklercongratulations
- bağlamakconnect
- sonuçlarconsequences
- ikide birconstantly
- şantiyeconstruction site
- inşaat işçisiconstruction worker
- konsoloslukconsulate
- danışmaconsultation
- tüketmekconsume
- bulaşıcıcontagious
- çağdaşcontemporary
- içerikcontents
- sözleşmecontract
- sözleşme maddesicontract clause
- çelişkicontradiction
- dışbükeyconvex
- inandırıcıconvincing
- aşçıcook
- bisküvicookies
- serincool
- serincool (weather)
- üstesinden gelmekcope with
- mısırcorn
- bakkalcorner store
- doğrucorrect
- doğru olarakcorrectly
- koridorcorridor
- kozmetikcosmetics
- öksürükcough
- olabilir micould it be (really)
- Bir daha açıklar mısınız?could you explain again?
- Biraz indirim yapar mısınız?could you go lower?
- Acaba yapabilir misiniz?could you possibly
- Tekrar eder misiniz, lütfen?could you repeat that?
- Haritada gösterir misiniz?could you show it on the map?
- tezgâhcounter
- ülkecountry
- panayırcountry fair
- kuryecourier
- kargo şirketicourier company
- kurscourse
- mahkemecourt
- hâkimcourt judge
- mahkeme kararıcourt ruling
- avlucourtyard
- kuzencousin
- zararı karşılamakcover the damage
- inekcow
- iş arkadaşıcoworker
- çatlakcrack
- zanaatcraft
- sıkışıkcramped
- vinçcrane
- kremacream
- ekipcrew
- suçcrime
- suçlucriminal
- krizcrisis
- eleştirmekcriticize
- eğricrooked
- haçcross
- yaya geçidicrosswalk
- eninecrosswise
- kalabalıkcrowd
- kalabalıkcrowded
- zalimcruel
- buruşukcrumpled
- koltuk değneğicrutches
- berrakcrystal clear
- salatalıkcucumber
- kültürculture
- kurnazcunning
- fincancup
- dolapcupboard
- merakcuriosity
- kıvırcıkcurly
- dövizcurrency
- döviz bozdurmacurrency exchange
- perdecurtain
- virajcurve
- âdetcustom
- müştericustomer
- gümrükcustoms
- beyannamecustoms declaration
- sevimlicute
- çatal bıçak takımıcutlery
- kesme tahtasıcutting board
- özgeçmişCV